DenizAksoy
Kayıtlı Kullanıcı
Vesvese duası, İslam'da özellikle şeytandan gelen kötü düşünce ve kuruntulara karşı okunması tavsiye edilen belirli dua ve ayetleri ifade eder. Bu konuda Kur'an'da doğrudan "vesvese duası" adıyla geçen müstakil bir dua bulunmaz; ancak vesveseden korunmak için Hz. Peygamber'in (s.a.v.) hadislerinde öğrettiği dualar ve Kur'an'da bu konuya doğrudan temas eden ayetler mevcuttur. Bunların başında Nas suresi gelir; sure bütünüyle şeytanın ve vesvesecilerin şerrinden Allah'a sığınmayı konu alır.
Vesvese, Arapçada "fısıltı" anlamına gelir ve İslam literatüründe şeytanın ya da nefsin kalbe attığı olumsuz, rahatsız edici düşünceler için kullanılır. Kişi bu düşüncelerden bunaldığında ne yapması gerektiğine dair hem Kur'an hem de hadis literatüründe yönlendirmeler bulunmaktadır. Aşağıda bu yönlendirmelerin kaynakları, içerikleri ve nasıl uygulanacağı ele alınmaktadır.
Vesvese konusunda Kur'an'da doğrudan bu meseleye hitap eden sure Nas suresidir. Surenin son iki ayetinde "el-vesvâsi'l-hannâs" ifadesi geçer; bu ifade "sinsi vesveseci" anlamına gelir ve şeytanı nitelendirmek için kullanılır. Sure, insanın kalbine vesvese atan cin ve insan şeytanlarının şerrinden Allah'a sığınmayı öğretir.
Arapça:
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ مَلِكِ النَّاسِ إِلَٰهِ النَّاسِ مِن شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِ الَّذِي يُوَسْوِسُ فِي صُدُورِ النَّاسِ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ
Okunuşu:
Kul e'ûzü bi-rabbi'n-nâs. Meliki'n-nâs. İlâhi'n-nâs. Min şerri'l-vesvâsi'l-hannâs. Ellezî yüvesvisü fî sudûri'n-nâs. Mine'l-cinneti ve'n-nâs.
Anlamı:
"De ki: İnsanların Rabbine sığınırım. İnsanların Melikine. İnsanların İlahına. Sinsi vesvesecinin şerrinden; o ki, insanların göğüslerine vesvese verir. Gerek cinlerden gerek insanlardan." (Nas suresi, 1–6)
Bu sure yalnızca vesvese anında değil, sabah ve akşam zikirlerinde de düzenli olarak okunur. Hz. Peygamber'in (s.a.v.) Ukbe b. Âmir'e (r.a.) Felak ve Nas surelerini öğrettiği ve "Bu iki sureyle sığınanlar, başka hiçbir şeyle sığınmamıştır" buyurduğu rivayet edilmektedir. (Ebû Dâvûd, Vitir, 22)
Hz. Peygamber (s.a.v.), sahabenin vesvese şikâyetlerine karşı birkaç farklı uygulamayı öğretmiştir. Bunların en önemlisi "Âmennâ billâh" demek ve vesveseyi dile getirmekten vazgeçmektir. Sahih-i Müslim'de yer alan bir rivayette sahabe, kalplerine gelen ve dile getirmekten çekindikleri düşüncelerden şikâyet etmiş; Hz. Peygamber bu durumun açık bir iman işareti olduğunu söylemiş ve şu tavsiyede bulunmuştur: "Bu düşünce geldiğinde 'Âmennâ billâh' deyin." (Müslim, İman, 211)
Bunun yanı sıra, özellikle namaz sırasında vesvese geldiğinde Hz. Peygamber'in şu duayı okumayı öğrettiği rivayet edilmektedir:
Arapça:
أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ
Okunuşu:
E'ûzü billâhi mine'ş-şeytâni'r-racîm.
Anlamı:
"Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım."
Bu ifade Kur'an okumaya başlamadan önce okunan istiâze formülüdür (Nahl suresi, 98) ve vesvese anında da okunabileceği alimlerin büyük çoğunluğu tarafından kabul görmektedir. Namaz sırasında vesvese geldiğinde ise Hz. Peygamber'in sol tarafa üç kez hafifçe üflemesini ve bu istiâzeyi okumasını tavsiye ettiği Müslim'de geçmektedir. (Müslim, Mesâcid, 82)
Hadis kaynaklarındaki yönlendirmeler, vesvese karşısında yapılması gerekenleri birkaç pratik adımda özetler. İlk olarak vesveseyi zihinsel olarak reddetmek ve üzerinde durmamak önerilir; zira vesvese üzerine düşünmek onu güçlendirir. İkinci olarak e'ûzü billâhi mine'ş-şeytâni'r-racîm demek ve Nas suresini okumak tavsiye edilir. Üçüncü olarak ise namaz veya Kur'an okuma sırasında vesvese yoğunlaşıyorsa, kişinin durumunu değiştirmesi, yani oturuyorsa kalkması ya da meşguliyetini kısa süreliğine kesintiye uğratması Hz. Peygamber tarafından önerilmiştir. (Müslim, Mesâcid, 82)
Özellikle abdest, namaz veya taharet konularında aşırı vesvese yaşayan kişiler için alimler, vesvese düşüncesinin üzerine gitmemek ve bir önceki eyle
Vesvese, Arapçada "fısıltı" anlamına gelir ve İslam literatüründe şeytanın ya da nefsin kalbe attığı olumsuz, rahatsız edici düşünceler için kullanılır. Kişi bu düşüncelerden bunaldığında ne yapması gerektiğine dair hem Kur'an hem de hadis literatüründe yönlendirmeler bulunmaktadır. Aşağıda bu yönlendirmelerin kaynakları, içerikleri ve nasıl uygulanacağı ele alınmaktadır.
Vesveseden Korunmak İçin Okunan Nas Suresi
Vesvese konusunda Kur'an'da doğrudan bu meseleye hitap eden sure Nas suresidir. Surenin son iki ayetinde "el-vesvâsi'l-hannâs" ifadesi geçer; bu ifade "sinsi vesveseci" anlamına gelir ve şeytanı nitelendirmek için kullanılır. Sure, insanın kalbine vesvese atan cin ve insan şeytanlarının şerrinden Allah'a sığınmayı öğretir.
Arapça:
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ مَلِكِ النَّاسِ إِلَٰهِ النَّاسِ مِن شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِ الَّذِي يُوَسْوِسُ فِي صُدُورِ النَّاسِ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ
Okunuşu:
Kul e'ûzü bi-rabbi'n-nâs. Meliki'n-nâs. İlâhi'n-nâs. Min şerri'l-vesvâsi'l-hannâs. Ellezî yüvesvisü fî sudûri'n-nâs. Mine'l-cinneti ve'n-nâs.
Anlamı:
"De ki: İnsanların Rabbine sığınırım. İnsanların Melikine. İnsanların İlahına. Sinsi vesvesecinin şerrinden; o ki, insanların göğüslerine vesvese verir. Gerek cinlerden gerek insanlardan." (Nas suresi, 1–6)
Bu sure yalnızca vesvese anında değil, sabah ve akşam zikirlerinde de düzenli olarak okunur. Hz. Peygamber'in (s.a.v.) Ukbe b. Âmir'e (r.a.) Felak ve Nas surelerini öğrettiği ve "Bu iki sureyle sığınanlar, başka hiçbir şeyle sığınmamıştır" buyurduğu rivayet edilmektedir. (Ebû Dâvûd, Vitir, 22)
Hz. Peygamber'in Vesvese İçin Öğrettiği Dua ve Yönlendirmeler
Hz. Peygamber (s.a.v.), sahabenin vesvese şikâyetlerine karşı birkaç farklı uygulamayı öğretmiştir. Bunların en önemlisi "Âmennâ billâh" demek ve vesveseyi dile getirmekten vazgeçmektir. Sahih-i Müslim'de yer alan bir rivayette sahabe, kalplerine gelen ve dile getirmekten çekindikleri düşüncelerden şikâyet etmiş; Hz. Peygamber bu durumun açık bir iman işareti olduğunu söylemiş ve şu tavsiyede bulunmuştur: "Bu düşünce geldiğinde 'Âmennâ billâh' deyin." (Müslim, İman, 211)
Bunun yanı sıra, özellikle namaz sırasında vesvese geldiğinde Hz. Peygamber'in şu duayı okumayı öğrettiği rivayet edilmektedir:
Arapça:
أَعُوذُ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيْطَانِ الرَّجِيمِ
Okunuşu:
E'ûzü billâhi mine'ş-şeytâni'r-racîm.
Anlamı:
"Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım."
Bu ifade Kur'an okumaya başlamadan önce okunan istiâze formülüdür (Nahl suresi, 98) ve vesvese anında da okunabileceği alimlerin büyük çoğunluğu tarafından kabul görmektedir. Namaz sırasında vesvese geldiğinde ise Hz. Peygamber'in sol tarafa üç kez hafifçe üflemesini ve bu istiâzeyi okumasını tavsiye ettiği Müslim'de geçmektedir. (Müslim, Mesâcid, 82)
Vesvese Anında Ne Yapılmalı?
Hadis kaynaklarındaki yönlendirmeler, vesvese karşısında yapılması gerekenleri birkaç pratik adımda özetler. İlk olarak vesveseyi zihinsel olarak reddetmek ve üzerinde durmamak önerilir; zira vesvese üzerine düşünmek onu güçlendirir. İkinci olarak e'ûzü billâhi mine'ş-şeytâni'r-racîm demek ve Nas suresini okumak tavsiye edilir. Üçüncü olarak ise namaz veya Kur'an okuma sırasında vesvese yoğunlaşıyorsa, kişinin durumunu değiştirmesi, yani oturuyorsa kalkması ya da meşguliyetini kısa süreliğine kesintiye uğratması Hz. Peygamber tarafından önerilmiştir. (Müslim, Mesâcid, 82)
Özellikle abdest, namaz veya taharet konularında aşırı vesvese yaşayan kişiler için alimler, vesvese düşüncesinin üzerine gitmemek ve bir önceki eyle