SelinKilic
Kayıtlı Kullanıcı
Vesvese; şeytanın ya da nefsin insanın zihnine fısıldadığı rahatsız edici düşünceler, şüpheler ve kuruntulardır. Bu durumdan korunmak için okunabilecek en temel dua Kur'an'ın son surelerinden Nâs Suresi'dir. Nâs Suresi doğrudan vesvese vericinin şerrinden Allah'a sığınmayı konu alır ve bu yönüyle vesveseden korunma niyetiyle okunabilecek en kaynaklı, en açık seçik dua metnidir.
Vesvese söz konusu olduğunda insanların aklına genellikle "buna özel bir dua var mı?" sorusu gelir. Hadis kaynaklarında ve Kur'an'da "vesvese duası" adıyla özel olarak adlandırılmış tek bir dua metni bulunmaz. Ancak bu konuyla doğrudan ilişkili, güvenilir kaynaklarda yer alan ayet ve dualar mevcuttur. Bunların başında Nâs Suresi gelir; ardından Hz. Peygamber'in (s.a.v.) vesvese anında okunmasını tavsiye ettiği bazı ifadeler sahih hadislerde aktarılmaktadır.
Nâs Suresi, Kur'an'ın 114. suresidir ve doğrudan vesvese vericinin şerrinden Allah'a sığınmayı anlatır. Sure içinde geçen "el-vesvâsil-hannâs" ifadesi, sinsi sinsi fısıldayan şeytanı tanımlar. Bu nedenle Nâs Suresi, vesvese konusunda Kur'an'daki en doğrudan ve kaynaklı metindir.
Arapça:
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ مَلِكِ النَّاسِ إِلَٰهِ النَّاسِ مِن شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِ الَّذِي يُوَسْوِسُ فِي صُدُورِ النَّاسِ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ
Okunuşu:
Kul eûzu birabbin-nâs. Melikin-nâs. İlâhin-nâs. Min şerril-vesvâsil-hannâs. Ellezî yuvesvisu fî sudûrin-nâs. Minel-cinneti ven-nâs.
Anlamı:
"De ki: İnsanların Rabbine sığınırım. İnsanların hükümdarına. İnsanların ilahına. Sinsi vesvesecinin şerrinden. O ki insanların göğüslerine vesvese fısıldar. Cinlerden ve insanlardan olan."
Kaynağı: Kur'an-ı Kerim, Nâs Suresi, 114. Sure, 1–6. ayetler.
Sahih hadis kaynaklarında Hz. Peygamber'in (s.a.v.) vesvese geldiğinde ne yapılması gerektiğini açıkladığı rivayetler bulunmaktadır. Müslim'in Sahih'inde yer alan bir hadiste Peygamberimiz, vesvese hisseden kişinin şu ifadeyi söylemesini ve konuyu zihninde daha fazla büyütmemesini tavsiye etmiştir:
Arapça:
آمَنْتُ بِاللَّهِ وَرُسُلِهِ
Okunuşu:
Âmentü billâhi ve rusulih.
Anlamı:
"Allah'a ve peygamberlerine inandım."
Kaynağı: Sahih-i Müslim, İman bölümü, vesvese hadisi.
Bu kısa ifade, vesvese geldiğinde zihni sabitlemenin ve imanı tazelemenin bir yolu olarak öğretilmiştir. Hadiste ayrıca vesvese hisseden kişinin o düşünce üzerinde fazla durmaması, konuyu zihninde derinleştirmemesi gerektiği de belirtilmektedir.
Kur'an'da Nahl Suresi 98. ayette Allah Teâlâ, Kur'an okunmaya başlandığında şeytandan Allah'a sığınılmasını emreder. Bununla birlikte alimler bu istiâze ifadesinin, yani "Eûzu billâhi mineş-şeytânirracîm" sözünün vesvese anında da söylenebileceğini belirtmiştir.
Okunuşu:
Eûzu billâhi mineş-şeytânirracîm.
Anlamı:
"Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım."
Bu ifade, vesvese anında zihni toparlayıcı ve şeytanın etkisini kesmek niyetiyle söylenen temel bir sığınma cümlesidir. Kur'an'da ve hadislerde bu ifadenin vesveseden korunmak için söyleneceğine dair genel bir çerçeve mevcuttur.
Namaz sırasında gelen vesvese konusu hadislerde ayrıca ele alınmıştır. Sahih-i Müslim ve Sahih-i Buhârî'de yer alan rivayetlerde Hz. Peygamber, namaz içinde vesvese geldiğinde sol tarafa tükürür gibi yapılmasını ve üç kez "Eûzu billâhi mineş-şeytânirracîm" denilmesini tavsiye etmiştir. Bu uygulama, namazı bozmadan vesveseden kurtulmanın Sünnet'te gösterilen yoludur.
Namazda gelen kuruntular çoğu zaman hangi rekâtta olunduğuna dair şüpheler şeklinde ortaya çıkar. Bu durumda fıkıh alimleri genel olarak daha az rekâtı esas almanın doğru olduğunu söylemiştir. Ancak bu, namaz fıkhına ait bir meseledir ve vesvese duasından bağımsız olarak değerlendirilmelidir.
Vesvese söz konusu olduğunda insanların aklına genellikle "buna özel bir dua var mı?" sorusu gelir. Hadis kaynaklarında ve Kur'an'da "vesvese duası" adıyla özel olarak adlandırılmış tek bir dua metni bulunmaz. Ancak bu konuyla doğrudan ilişkili, güvenilir kaynaklarda yer alan ayet ve dualar mevcuttur. Bunların başında Nâs Suresi gelir; ardından Hz. Peygamber'in (s.a.v.) vesvese anında okunmasını tavsiye ettiği bazı ifadeler sahih hadislerde aktarılmaktadır.
Nâs Suresi: Vesveseden Korunmanın Kur'an'daki Duası
Nâs Suresi, Kur'an'ın 114. suresidir ve doğrudan vesvese vericinin şerrinden Allah'a sığınmayı anlatır. Sure içinde geçen "el-vesvâsil-hannâs" ifadesi, sinsi sinsi fısıldayan şeytanı tanımlar. Bu nedenle Nâs Suresi, vesvese konusunda Kur'an'daki en doğrudan ve kaynaklı metindir.
Arapça:
قُلْ أَعُوذُ بِرَبِّ النَّاسِ مَلِكِ النَّاسِ إِلَٰهِ النَّاسِ مِن شَرِّ الْوَسْوَاسِ الْخَنَّاسِ الَّذِي يُوَسْوِسُ فِي صُدُورِ النَّاسِ مِنَ الْجِنَّةِ وَالنَّاسِ
Okunuşu:
Kul eûzu birabbin-nâs. Melikin-nâs. İlâhin-nâs. Min şerril-vesvâsil-hannâs. Ellezî yuvesvisu fî sudûrin-nâs. Minel-cinneti ven-nâs.
Anlamı:
"De ki: İnsanların Rabbine sığınırım. İnsanların hükümdarına. İnsanların ilahına. Sinsi vesvesecinin şerrinden. O ki insanların göğüslerine vesvese fısıldar. Cinlerden ve insanlardan olan."
Kaynağı: Kur'an-ı Kerim, Nâs Suresi, 114. Sure, 1–6. ayetler.
Hadislerde Vesvese Anında Okunması Tavsiye Edilen İfade
Sahih hadis kaynaklarında Hz. Peygamber'in (s.a.v.) vesvese geldiğinde ne yapılması gerektiğini açıkladığı rivayetler bulunmaktadır. Müslim'in Sahih'inde yer alan bir hadiste Peygamberimiz, vesvese hisseden kişinin şu ifadeyi söylemesini ve konuyu zihninde daha fazla büyütmemesini tavsiye etmiştir:
Arapça:
آمَنْتُ بِاللَّهِ وَرُسُلِهِ
Okunuşu:
Âmentü billâhi ve rusulih.
Anlamı:
"Allah'a ve peygamberlerine inandım."
Kaynağı: Sahih-i Müslim, İman bölümü, vesvese hadisi.
Bu kısa ifade, vesvese geldiğinde zihni sabitlemenin ve imanı tazelemenin bir yolu olarak öğretilmiştir. Hadiste ayrıca vesvese hisseden kişinin o düşünce üzerinde fazla durmaması, konuyu zihninde derinleştirmemesi gerektiği de belirtilmektedir.
"Eûzu Billâhi Mineş-Şeytânirracîm" İfadesinin Vesvesedeki Yeri
Kur'an'da Nahl Suresi 98. ayette Allah Teâlâ, Kur'an okunmaya başlandığında şeytandan Allah'a sığınılmasını emreder. Bununla birlikte alimler bu istiâze ifadesinin, yani "Eûzu billâhi mineş-şeytânirracîm" sözünün vesvese anında da söylenebileceğini belirtmiştir.
Okunuşu:
Eûzu billâhi mineş-şeytânirracîm.
Anlamı:
"Kovulmuş şeytandan Allah'a sığınırım."
Bu ifade, vesvese anında zihni toparlayıcı ve şeytanın etkisini kesmek niyetiyle söylenen temel bir sığınma cümlesidir. Kur'an'da ve hadislerde bu ifadenin vesveseden korunmak için söyleneceğine dair genel bir çerçeve mevcuttur.
Namaz İçinde Gelen Vesvese İçin Ne Yapılır?
Namaz sırasında gelen vesvese konusu hadislerde ayrıca ele alınmıştır. Sahih-i Müslim ve Sahih-i Buhârî'de yer alan rivayetlerde Hz. Peygamber, namaz içinde vesvese geldiğinde sol tarafa tükürür gibi yapılmasını ve üç kez "Eûzu billâhi mineş-şeytânirracîm" denilmesini tavsiye etmiştir. Bu uygulama, namazı bozmadan vesveseden kurtulmanın Sünnet'te gösterilen yoludur.
Namazda gelen kuruntular çoğu zaman hangi rekâtta olunduğuna dair şüpheler şeklinde ortaya çıkar. Bu durumda fıkıh alimleri genel olarak daha az rekâtı esas almanın doğru olduğunu söylemiştir. Ancak bu, namaz fıkhına ait bir meseledir ve vesvese duasından bağımsız olarak değerlendirilmelidir.