OguzYalcin
Kayıtlı Kullanıcı
Salavat, Hz. Peygamber'e (s.a.v.) salât ve selam getirmek anlamına gelir. En temel ve yaygın salavat okunuşu şudur: "Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed." Bu cümleyi okuyan kişi, Allah'tan Hz. Peygamber'e ve onun ailesine rahmet ve bereket dilemesini istemiş olur. Türkçe okunuşu bu şekilde olmakla birlikte, farklı uzunluk ve içeriklerde çok sayıda salavat çeşidi bulunmaktadır.
Salavat getirmenin dayanağı doğrudan Kur'an'dır. Ahzab suresinin 56. ayetinde Allah şöyle buyurur:
Arapça:
إِنَّ اللَّهَ وَمَلَائِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا
Okunuşu:
İnnallahe ve melâiketehu yusallûne alen-nebiyy. Yâ eyyühelleziyne âmenû sallû aleyhi ve sellimû teslîmâ.
Anlamı:
"Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber'e salât ederler. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, tam bir teslimiyetle selam verin."
Kaynağı: Ahzab Suresi, 56. ayet.
Bu ayet, salavat getirmenin yalnızca bir gelenek değil, Kur'an'ın doğrudan emri olduğunu gösterir.
Gündelik kullanımda en sık karşılaşılan salavat, kısa ve kolay ezberlenen şu formüldür:
Arapça:
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ
Okunuşu:
Allahümme salli alâ Muhammed.
Anlamı:
"Allah'ım, Muhammed'e salât et (rahmet eyle)."
Bir adım daha genişletilmiş hâliyle:
Arapça:
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ
Okunuşu:
Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed.
Anlamı:
"Allah'ım, Muhammed'e ve Muhammed'in ailesine salât et."
Bu kısa salavat, günlük zikirlerde, namaz sonrasında ve Cuma günleri yaygın biçimde okunur.
Namazın teşehhüd bölümünde okunan ve "Salavat-ı İbrahimiyye" olarak bilinen salavat, hadis kaynaklarında rivayet edilen en kapsamlı salavat metnidir. Sahih-i Buhârî ve Sahih-i Müslim'de yer alan rivayetlere göre Hz. Peygamber bu salavat biçimini bizzat öğretmiştir.
Arapça:
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ
اللَّهُمَّ بَارِكْ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا بَارَكْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ
Okunuşu:
Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ salleyte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîm, inneke hamîdün mecîd.
Allahümme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ bârekte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîm, inneke hamîdün mecîd.
Anlamı:
"Allah'ım, İbrahim'e ve İbrahim'in ailesine salât ettiğin gibi Muhammed'e ve Muhammed'in ailesine da salât et. Şüphesiz sen Hamîd'sin, Mecîd'sin.
Allah'ım, İbrahim'e ve İbrahim'in ailesine bereket verdiğin gibi Muhammed'e ve Muhammed'in ailesine da bereket ver. Şüphesiz sen Hamîd'sin, Mecîd'sin."
Kaynağı: Buhârî, Enbiyâ, 10; Müslim, Salât, 65-66.
Bu salavat, namazın son oturuşunda tahiyyattan sonra okunur ve namaz içindeki salavat olarak özellikle önem taşır.
"Salavat" kelimesi Arapça "salât" sözcüğünün çoğuludur. Allah'tan geldiğinde "rahmet ve övgü", meleklerden geldiğinde "istiğfar ve dua", müminlerden geldiğinde ise "Hz. Peygamber için dua ve tazim" anlamına gelir. Bu üç farklı anlam, Ahzab 56. ayetin tefsirinde İbn Abbas'tan nakledilen açıklamaya dayanmaktadır.
Kısaca söylemek gerekirse, bir mümin salavat getirdiğinde Allah'tan Hz. Peygamber'e merhamet ve ikram etmesini dilemektedir. Bu, hem bir dua hem de Peygamber'e duyulan sevginin somut bir ifadesidir.
Salavat okunmasının özellikle tavsiye edildiği durumlar hadis kaynaklarında şöyle geçmektedir: namaz içinde teşe
Salavat getirmenin dayanağı doğrudan Kur'an'dır. Ahzab suresinin 56. ayetinde Allah şöyle buyurur:
Arapça:
إِنَّ اللَّهَ وَمَلَائِكَتَهُ يُصَلُّونَ عَلَى النَّبِيِّ يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا صَلُّوا عَلَيْهِ وَسَلِّمُوا تَسْلِيمًا
Okunuşu:
İnnallahe ve melâiketehu yusallûne alen-nebiyy. Yâ eyyühelleziyne âmenû sallû aleyhi ve sellimû teslîmâ.
Anlamı:
"Şüphesiz Allah ve melekleri Peygamber'e salât ederler. Ey iman edenler! Siz de ona salât edin, tam bir teslimiyetle selam verin."
Kaynağı: Ahzab Suresi, 56. ayet.
Bu ayet, salavat getirmenin yalnızca bir gelenek değil, Kur'an'ın doğrudan emri olduğunu gösterir.
En Yaygın Salavat Türkçe Okunuşu
Gündelik kullanımda en sık karşılaşılan salavat, kısa ve kolay ezberlenen şu formüldür:
Arapça:
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ
Okunuşu:
Allahümme salli alâ Muhammed.
Anlamı:
"Allah'ım, Muhammed'e salât et (rahmet eyle)."
Bir adım daha genişletilmiş hâliyle:
Arapça:
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ
Okunuşu:
Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed.
Anlamı:
"Allah'ım, Muhammed'e ve Muhammed'in ailesine salât et."
Bu kısa salavat, günlük zikirlerde, namaz sonrasında ve Cuma günleri yaygın biçimde okunur.
Salavat-ı İbrahimiyye Türkçe Okunuşu
Namazın teşehhüd bölümünde okunan ve "Salavat-ı İbrahimiyye" olarak bilinen salavat, hadis kaynaklarında rivayet edilen en kapsamlı salavat metnidir. Sahih-i Buhârî ve Sahih-i Müslim'de yer alan rivayetlere göre Hz. Peygamber bu salavat biçimini bizzat öğretmiştir.
Arapça:
اللَّهُمَّ صَلِّ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا صَلَّيْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ
اللَّهُمَّ بَارِكْ عَلَى مُحَمَّدٍ وَعَلَى آلِ مُحَمَّدٍ كَمَا بَارَكْتَ عَلَى إِبْرَاهِيمَ وَعَلَى آلِ إِبْرَاهِيمَ إِنَّكَ حَمِيدٌ مَجِيدٌ
Okunuşu:
Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ salleyte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîm, inneke hamîdün mecîd.
Allahümme bârik alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed, kemâ bârekte alâ İbrâhîme ve alâ âli İbrâhîm, inneke hamîdün mecîd.
Anlamı:
"Allah'ım, İbrahim'e ve İbrahim'in ailesine salât ettiğin gibi Muhammed'e ve Muhammed'in ailesine da salât et. Şüphesiz sen Hamîd'sin, Mecîd'sin.
Allah'ım, İbrahim'e ve İbrahim'in ailesine bereket verdiğin gibi Muhammed'e ve Muhammed'in ailesine da bereket ver. Şüphesiz sen Hamîd'sin, Mecîd'sin."
Kaynağı: Buhârî, Enbiyâ, 10; Müslim, Salât, 65-66.
Bu salavat, namazın son oturuşunda tahiyyattan sonra okunur ve namaz içindeki salavat olarak özellikle önem taşır.
Salavat Ne Anlama Gelir?
"Salavat" kelimesi Arapça "salât" sözcüğünün çoğuludur. Allah'tan geldiğinde "rahmet ve övgü", meleklerden geldiğinde "istiğfar ve dua", müminlerden geldiğinde ise "Hz. Peygamber için dua ve tazim" anlamına gelir. Bu üç farklı anlam, Ahzab 56. ayetin tefsirinde İbn Abbas'tan nakledilen açıklamaya dayanmaktadır.
Kısaca söylemek gerekirse, bir mümin salavat getirdiğinde Allah'tan Hz. Peygamber'e merhamet ve ikram etmesini dilemektedir. Bu, hem bir dua hem de Peygamber'e duyulan sevginin somut bir ifadesidir.
Salavat Ne Zaman Okunur?
Salavat okunmasının özellikle tavsiye edildiği durumlar hadis kaynaklarında şöyle geçmektedir: namaz içinde teşe