OguzYalcin
Kayıtlı Kullanıcı
Kur'an'daki peygamberlerin duaları, Allah'ın kendi kitabında bizzat naklettiği, peygamberlerin dilinden dökülen ve kıyamete kadar geçerliliğini koruyan dualardır. Bu dualar yalnızca tarihî bir kayıt değil; her Müslümanın günlük hayatında okuyabileceği, anlam yüklenmiş yakarışlardır. Kur'an'da Hz. Âdem'den Hz. Muhammed'e kadar pek çok peygamberin duası yer alır; bunların bir kısmı sıkıntı anında söylenmiş, bir kısmı şükür ve tövbe içeriklidir, bir kısmı ise nesil ve gelecek için yapılmış niyazlardır.
Kur'an'da aktarılan ilk dua niteliğindeki yakarış, Hz. Âdem ve Hz. Havva'ya aittir. Cennetten ayrılışın ardından söyledikleri bu dua, tövbenin özünü taşır.
Arapça:
رَبَّنَا ظَلَمْنَا أَنفُسَنَا وَإِن لَّمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرِينَ
Okunuşu:
Rabbenâ zalemnâ enfüsenâ ve illam tağfir lenâ ve terhamnâ lenekûnenne minel hâsirîn.
Anlamı:
"Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen, biz gerçekten ziyana uğrayanlardan oluruz."
Kaynağı: A'râf Suresi, 23. ayet.
Bu dua, hatadan dönüşün ve Allah'a sığınmanın en sade ifadesidir. İçinde ne mazeret ne de savunma vardır; yalnızca açık bir kabul ve merhamet talebi bulunur.
Hz. Nuh, yüzyıllar süren tebliğ sürecinde defalarca dua etmiş; bu duaların bir kısmı Kur'an'da doğrudan aktarılmıştır. En bilinen duası şudur:
Arapça:
رَّبِّ اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِمَن دَخَلَ بَيْتِيَ مُؤْمِنًا وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ
Okunuşu:
Rabbığfir lî ve livâlideyye ve limen dehale beytiye mü'minen ve lil mü'minîne vel mü'minât.
Anlamı:
"Rabbim! Beni, annemi, babamı, inanmış olarak evime gireni, inanan erkekleri ve inanan kadınları bağışla."
Kaynağı: Nûh Suresi, 28. ayet.
Bu dua yalnızca kişisel bir istek değildir; bütün müminleri kapsayan geniş bir niyaz olması bakımından dikkat çekicidir.
Kur'an'da en fazla duası aktarılan peygamberlerin başında Hz. İbrahim gelir. Duaları hem içerik hem de kapsam bakımından son derece zengindir.
Kâbe'nin inşası sırasında Hz. İsmail ile birlikte ettiği dua şöyledir:
Arapça:
رَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّا إِنَّكَ أَنتَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ
Okunuşu:
Rabbenâ tekabbel minnâ inneke entes semîul alîm.
Anlamı:
"Rabbimiz! Bizden kabul et. Şüphesiz sen işitensin, bilensin."
Kaynağı: Bakara Suresi, 127. ayet.
Hz. İbrahim'in bir diğer önemli duası, Mekke şehri ve nesli için yaptığı niyazdır:
Arapça:
رَبِّ اجْعَلْ هَٰذَا الْبَلَدَ آمِنًا وَاجْنُبْنِي وَبَنِيَّ أَن نَّعْبُدَ الْأَصْنَامَ
Okunuşu:
Rabbic'al hâzel belede âminen vecnübnî ve beniyye en na'budel asnâm.
Anlamı:
"Rabbim! Bu şehri güvenli kıl; beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut."
Kaynağı: İbrahim Suresi, 35. ayet.
Hz. İbrahim'in duaları arasında en çok bilinen ve okunmaya devam eden bir diğeri ise şudur:
Arapça:
رَبِّ هَبْ لِي حُكْمًا وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ
Okunuşu:
Rabbi heb lî hukmen ve elhıknî bis sâlihîn.
Anlamı:
"Rabbim! Bana hikmet ver ve beni salihler arasına kat."
Kaynağı: Şuarâ Suresi, 83. ayet.
Hz. Eyyûb'un duası, uzun ve ağır bir sıkıntı döneminin ardından söylenmiş; Kur'an'da kısalığı ve derinliğiyle öne çıkan bir yakarış olarak yer almıştır.
Arapça:
أَنِّي مَسَّنِيَ الضُّرُّ وَأَنتَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ
Okunuşu:
Ennî messeniyad durru ve ente erhamur râhimîn.
Anlamı:
"Bana gerçekten sıkıntı dokundu; sen ise merhametlilerin en merhametlisisin."
Kaynağı: Enbiyâ Suresi, 83. ayet.
Bu dua, şikâyet değil teslimiyettir. Hz. Eyyûb durumunu Allah'a arz etmiş; çözümü talep etmek yerine O'nun sonsuz merhametini hatırlatmakla yetinmiştir. Hastalık, sıkı
Hz. Âdem ve Hz. Havva'nın Tövbe Duası
Kur'an'da aktarılan ilk dua niteliğindeki yakarış, Hz. Âdem ve Hz. Havva'ya aittir. Cennetten ayrılışın ardından söyledikleri bu dua, tövbenin özünü taşır.
Arapça:
رَبَّنَا ظَلَمْنَا أَنفُسَنَا وَإِن لَّمْ تَغْفِرْ لَنَا وَتَرْحَمْنَا لَنَكُونَنَّ مِنَ الْخَاسِرِينَ
Okunuşu:
Rabbenâ zalemnâ enfüsenâ ve illam tağfir lenâ ve terhamnâ lenekûnenne minel hâsirîn.
Anlamı:
"Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen, biz gerçekten ziyana uğrayanlardan oluruz."
Kaynağı: A'râf Suresi, 23. ayet.
Bu dua, hatadan dönüşün ve Allah'a sığınmanın en sade ifadesidir. İçinde ne mazeret ne de savunma vardır; yalnızca açık bir kabul ve merhamet talebi bulunur.
Hz. Nuh'un Duası
Hz. Nuh, yüzyıllar süren tebliğ sürecinde defalarca dua etmiş; bu duaların bir kısmı Kur'an'da doğrudan aktarılmıştır. En bilinen duası şudur:
Arapça:
رَّبِّ اغْفِرْ لِي وَلِوَالِدَيَّ وَلِمَن دَخَلَ بَيْتِيَ مُؤْمِنًا وَلِلْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ
Okunuşu:
Rabbığfir lî ve livâlideyye ve limen dehale beytiye mü'minen ve lil mü'minîne vel mü'minât.
Anlamı:
"Rabbim! Beni, annemi, babamı, inanmış olarak evime gireni, inanan erkekleri ve inanan kadınları bağışla."
Kaynağı: Nûh Suresi, 28. ayet.
Bu dua yalnızca kişisel bir istek değildir; bütün müminleri kapsayan geniş bir niyaz olması bakımından dikkat çekicidir.
Hz. İbrahim'in Duaları
Kur'an'da en fazla duası aktarılan peygamberlerin başında Hz. İbrahim gelir. Duaları hem içerik hem de kapsam bakımından son derece zengindir.
Kâbe'nin inşası sırasında Hz. İsmail ile birlikte ettiği dua şöyledir:
Arapça:
رَبَّنَا تَقَبَّلْ مِنَّا إِنَّكَ أَنتَ السَّمِيعُ الْعَلِيمُ
Okunuşu:
Rabbenâ tekabbel minnâ inneke entes semîul alîm.
Anlamı:
"Rabbimiz! Bizden kabul et. Şüphesiz sen işitensin, bilensin."
Kaynağı: Bakara Suresi, 127. ayet.
Hz. İbrahim'in bir diğer önemli duası, Mekke şehri ve nesli için yaptığı niyazdır:
Arapça:
رَبِّ اجْعَلْ هَٰذَا الْبَلَدَ آمِنًا وَاجْنُبْنِي وَبَنِيَّ أَن نَّعْبُدَ الْأَصْنَامَ
Okunuşu:
Rabbic'al hâzel belede âminen vecnübnî ve beniyye en na'budel asnâm.
Anlamı:
"Rabbim! Bu şehri güvenli kıl; beni ve oğullarımı putlara tapmaktan uzak tut."
Kaynağı: İbrahim Suresi, 35. ayet.
Hz. İbrahim'in duaları arasında en çok bilinen ve okunmaya devam eden bir diğeri ise şudur:
Arapça:
رَبِّ هَبْ لِي حُكْمًا وَأَلْحِقْنِي بِالصَّالِحِينَ
Okunuşu:
Rabbi heb lî hukmen ve elhıknî bis sâlihîn.
Anlamı:
"Rabbim! Bana hikmet ver ve beni salihler arasına kat."
Kaynağı: Şuarâ Suresi, 83. ayet.
Hz. Eyyûb'un Duası
Hz. Eyyûb'un duası, uzun ve ağır bir sıkıntı döneminin ardından söylenmiş; Kur'an'da kısalığı ve derinliğiyle öne çıkan bir yakarış olarak yer almıştır.
Arapça:
أَنِّي مَسَّنِيَ الضُّرُّ وَأَنتَ أَرْحَمُ الرَّاحِمِينَ
Okunuşu:
Ennî messeniyad durru ve ente erhamur râhimîn.
Anlamı:
"Bana gerçekten sıkıntı dokundu; sen ise merhametlilerin en merhametlisisin."
Kaynağı: Enbiyâ Suresi, 83. ayet.
Bu dua, şikâyet değil teslimiyettir. Hz. Eyyûb durumunu Allah'a arz etmiş; çözümü talep etmek yerine O'nun sonsuz merhametini hatırlatmakla yetinmiştir. Hastalık, sıkı