SelinKilic
Kayıtlı Kullanıcı
Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) en çok şu duaları okurdu: kalp sağlamlığı için "Yâ Mukallibel kulûb" duası, dünya ve ahiret iyiliği için "Rabbenâ âtinâ fid-dünyâ haseneten" duası, Allah'ın affına sığınmak için Seyyidül İstiğfar ve her namazın ardından okuduğu tesbihler. Hadis kaynaklarında bu duaların sık tekrarlandığı açıkça aktarılmaktadır.
Peygamberimizin duaları tesadüfi değildi. Her biri belli bir ihtiyacı, belli bir hali dile getiriyordu. Bazıları namazın ardından okunurdu, bazıları yatmadan önce, bazıları ise günün her anında tekrarlanan bir zikir gibiydi. Bu duaları bilmek, onun nasıl bir iç dünyası taşıdığını anlamak açısından da oldukça değerlidir.
Hz. Aişe (r.a.) rivayet eder: Peygamberimiz "Yâ Mukallibel kulûb, sebbit kalbî alâ dînik" duasını çok sık okurdu. Bunu fark eden Hz. Aişe neden bu kadar çok okuduğunu sorduğunda Peygamberimiz şöyle buyurdu: "Ey Aişe, kalpler Allah'ın iki parmağı arasındadır; dilediği gibi çevirir." (Tirmizî, Kader, 7)
Arapça:
يَا مُقَلِّبَ الْقُلُوبِ ثَبِّتْ قَلْبِي عَلَى دِينِكَ
Okunuşu:
Yâ Mukallibel kulûb, sebbit kalbî alâ dînik.
Anlamı:
"Ey kalpleri evirip çeviren Allah'ım, kalbimi dinin üzere sabit kıl."
Bu dua, Peygamberimizin kalbin ne kadar kırılgan olduğunu bilmesinden kaynaklanıyordu. Sıradan bir dua değil, her an tazelenen bir sığınmaydı.
Enes b. Mâlik (r.a.) aktarır: Peygamberimizin en çok okuduğu dua "Rabbenâ âtinâ fid-dünyâ haseneten ve fil-âhirati haseneten ve kınâ azâben-nâr" duasıydı. (Buhârî, Daavât, 55; Müslim, Zikr, 23)
Arapça:
رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
Okunuşu:
Rabbenâ âtinâ fid-dünyâ haseneten ve fil-âhirati haseneten ve kınâ azâben-nâr.
Anlamı:
"Rabbimiz, bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi cehennem azabından koru."
Bu dua aynı zamanda Bakara Suresi'nin 201. ayetidir. Peygamberimizin onu hem bir Kur'an ayeti hem de günlük dua olarak sıklıkla okuduğu hadis kaynaklarında geçmektedir.
Şeddâd b. Evs (r.a.) rivayet eder: Peygamberimiz istiğfarların efendisi olarak nitelendirdiği bu duayı sabah ve akşam okumayı tavsiye etmiş ve şöyle buyurmuştur: "Kim buna inanarak sabah okur ve o gün akşama çıkmadan ölürse cennet ehlindendir." (Buhârî, Daavât, 2)
Arapça:
اللَّهُمَّ أَنْتَ رَبِّي لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ خَلَقْتَنِي وَأَنَا عَبْدُكَ وَأَنَا عَلَى عَهْدِكَ وَوَعْدِكَ مَا اسْتَطَعْتُ أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا صَنَعْتُ أَبُوءُ لَكَ بِنِعْمَتِكَ عَلَيَّ وَأَبُوءُ بِذَنْبِي فَاغْفِرْ لِي فَإِنَّهُ لَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلَّا أَنْتَ
Okunuşu:
Allâhümme ente rabbî, lâ ilâhe illâ ente, halaktenî ve ene abdük, ve ene alâ ahdike ve va'dike mesteta'tü, eûzü bike min şerri mâ sana'tü, ebûü leke bini'metike aleyye ve ebûü bizenbî fağfirlî feinnehû lâ yağfiruż-żünûbe illâ ente.
Anlamı:
"Allah'ım, sen benim Rabbimsin. Senden başka ilah yoktur. Sen beni yarattın, ben senin kulunum. Gücüm yettiğince sana verdiğim söz ve ahdim üzereyim. İşlediğim kötülüklerin şerrinden sana sığınırım. Bana olan nimetini kabul eder, günahımı da itiraf ederim. Beni bağışla; zira günahları senden başkası bağışlayamaz."
Peygamberimiz her farz namazın ardından belirli tesbihleri düzenli olarak okurdu. Ebû Hüreyre (r.a.) rivayetiyle Müslim'de geçen hadise göre her namazın ardından otuzüç kez sübhânallah, otuzüç kez elhamdülillah, otuzüç kez Allahu ekber denir; yüze tamamlamak için "Lâ ilâhe illallâhu vahdehu lâ şerîke leh, lehül-mülkü ve lehül-hamdü ve h
Peygamberimizin duaları tesadüfi değildi. Her biri belli bir ihtiyacı, belli bir hali dile getiriyordu. Bazıları namazın ardından okunurdu, bazıları yatmadan önce, bazıları ise günün her anında tekrarlanan bir zikir gibiydi. Bu duaları bilmek, onun nasıl bir iç dünyası taşıdığını anlamak açısından da oldukça değerlidir.
Kalp Sağlamlığı İçin En Çok Okuduğu Dua
Hz. Aişe (r.a.) rivayet eder: Peygamberimiz "Yâ Mukallibel kulûb, sebbit kalbî alâ dînik" duasını çok sık okurdu. Bunu fark eden Hz. Aişe neden bu kadar çok okuduğunu sorduğunda Peygamberimiz şöyle buyurdu: "Ey Aişe, kalpler Allah'ın iki parmağı arasındadır; dilediği gibi çevirir." (Tirmizî, Kader, 7)
Arapça:
يَا مُقَلِّبَ الْقُلُوبِ ثَبِّتْ قَلْبِي عَلَى دِينِكَ
Okunuşu:
Yâ Mukallibel kulûb, sebbit kalbî alâ dînik.
Anlamı:
"Ey kalpleri evirip çeviren Allah'ım, kalbimi dinin üzere sabit kıl."
Bu dua, Peygamberimizin kalbin ne kadar kırılgan olduğunu bilmesinden kaynaklanıyordu. Sıradan bir dua değil, her an tazelenen bir sığınmaydı.
Dünya ve Ahiret İçin Okuduğu Dua: Rabbenâ Âtinâ
Enes b. Mâlik (r.a.) aktarır: Peygamberimizin en çok okuduğu dua "Rabbenâ âtinâ fid-dünyâ haseneten ve fil-âhirati haseneten ve kınâ azâben-nâr" duasıydı. (Buhârî, Daavât, 55; Müslim, Zikr, 23)
Arapça:
رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْآخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
Okunuşu:
Rabbenâ âtinâ fid-dünyâ haseneten ve fil-âhirati haseneten ve kınâ azâben-nâr.
Anlamı:
"Rabbimiz, bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver ve bizi cehennem azabından koru."
Bu dua aynı zamanda Bakara Suresi'nin 201. ayetidir. Peygamberimizin onu hem bir Kur'an ayeti hem de günlük dua olarak sıklıkla okuduğu hadis kaynaklarında geçmektedir.
Seyyidül İstiğfar: Günün Sabahında ve Akşamında Okuduğu Dua
Şeddâd b. Evs (r.a.) rivayet eder: Peygamberimiz istiğfarların efendisi olarak nitelendirdiği bu duayı sabah ve akşam okumayı tavsiye etmiş ve şöyle buyurmuştur: "Kim buna inanarak sabah okur ve o gün akşama çıkmadan ölürse cennet ehlindendir." (Buhârî, Daavât, 2)
Arapça:
اللَّهُمَّ أَنْتَ رَبِّي لَا إِلَهَ إِلَّا أَنْتَ خَلَقْتَنِي وَأَنَا عَبْدُكَ وَأَنَا عَلَى عَهْدِكَ وَوَعْدِكَ مَا اسْتَطَعْتُ أَعُوذُ بِكَ مِنْ شَرِّ مَا صَنَعْتُ أَبُوءُ لَكَ بِنِعْمَتِكَ عَلَيَّ وَأَبُوءُ بِذَنْبِي فَاغْفِرْ لِي فَإِنَّهُ لَا يَغْفِرُ الذُّنُوبَ إِلَّا أَنْتَ
Okunuşu:
Allâhümme ente rabbî, lâ ilâhe illâ ente, halaktenî ve ene abdük, ve ene alâ ahdike ve va'dike mesteta'tü, eûzü bike min şerri mâ sana'tü, ebûü leke bini'metike aleyye ve ebûü bizenbî fağfirlî feinnehû lâ yağfiruż-żünûbe illâ ente.
Anlamı:
"Allah'ım, sen benim Rabbimsin. Senden başka ilah yoktur. Sen beni yarattın, ben senin kulunum. Gücüm yettiğince sana verdiğim söz ve ahdim üzereyim. İşlediğim kötülüklerin şerrinden sana sığınırım. Bana olan nimetini kabul eder, günahımı da itiraf ederim. Beni bağışla; zira günahları senden başkası bağışlayamaz."
Namazların Ardından Okuduğu Tesbihler
Peygamberimiz her farz namazın ardından belirli tesbihleri düzenli olarak okurdu. Ebû Hüreyre (r.a.) rivayetiyle Müslim'de geçen hadise göre her namazın ardından otuzüç kez sübhânallah, otuzüç kez elhamdülillah, otuzüç kez Allahu ekber denir; yüze tamamlamak için "Lâ ilâhe illallâhu vahdehu lâ şerîke leh, lehül-mülkü ve lehül-hamdü ve h