SelinKilic
Kayıtlı Kullanıcı
Kur'an'daki en uzun dualar arasında Bakara Suresi'nin son iki ayeti olan Âmenerrasulü (Bakara 285–286), Âl-i İmrân Suresi'nin 8–9. ayetleri ve yine Âl-i İmrân'ın 26–27. ayetleri öne çıkar. Bunların yanı sıra A'râf Suresi'nde Hz. Musa'nın ve İbrahim Suresi'nde Hz. İbrahim'in ağzından aktarılan uzun yakarışlar, Kur'an'daki en kapsamlı dua pasajları arasında sayılır. Kur'an'da "dua" başlığıyla ayrı bir bölüm yer almaz; dualar çoğunlukla peygamberlerin dilinden aktarılan ayetler içinde geçer. Bu nedenle "Kur'an'ın en uzun duaları" denildiğinde kastedilen, içinde doğrudan Allah'a yönelik yakarış cümleleri barındıran uzun ayet dizileridir.
Bakara Suresi'nin 285 ve 286. ayetleri, Kur'an'daki en kapsamlı dua metinlerinden birini oluşturur. 285. ayet iman ikrarıyla başlar; 286. ayet ise doğrudan Allah'a yönelen bir yakarışa dönüşür. Bu iki ayet birlikte okunduğunda hem bir iman beyanı hem de içten bir dua ortaya çıkar.
Arapça (Bakara 286):
رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا إِن نَّسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا ۚ رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِنَا ۚ رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِهِ ۖ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا ۚ أَنتَ مَوْلَانَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ
Okunuşu:
Rabbenâ lâ tuâhiznâ in nesînâ ev ahta'nâ, Rabbenâ ve lâ tahmil aleynâ isran kemâ hameltehû alellezîne min kablinâ, Rabbenâ ve lâ tuhammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih, va'fu annâ, vagfir lenâ, verhamnâ, ente mevlânâ fensurnâ alel kavmil kâfirîn.
Anlamı:
"Rabbimiz! Unutur ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma. Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme. Rabbimiz! Gücümüzün yetmeyeceği şeyleri bize taşıtma. Bizi affet, bizi bağışla, bize merhamet et. Sen bizim Mevlâmızsın; kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et."
Kaynağı: Bakara Suresi, 286. ayet.
Bu ayet, içerdiği dua cümlelerinin çokluğu ve kapsamı bakımından Kur'an'daki en uzun tek ayet duaları arasında gösterilir. Sahih-i Buhârî ve Sahih-i Müslim'de bu ayetlerin faziletine dair rivayetler bulunmaktadır.
Âl-i İmrân Suresi'nin 8 ve 9. ayetleri, kalpte sapma korkusunu dile getiren ve Allah'tan sebat isteyen derin bir dua içerir.
Arapça (Âl-i İmrân 8–9):
رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِن لَّدُنكَ رَحْمَةً ۚ إِنَّكَ أَنتَ الْوَهَّابُ رَبَّنَا إِنَّكَ جَامِعُ النَّاسِ لِيَوْمٍ لَّا رَيْبَ فِيهِ ۚ إِنَّ اللَّهَ لَا يُخْلِفُ الْمِيعَادَ
Okunuşu:
Rabbenâ lâ tuzığ kulûbenâ ba'de iz hedeytenâ ve heb lenâ min ledunke rahmeh, inneke entel vehhâb. Rabbenâ inneke câmi'unnâsi li yevmin lâ reybe fîh, innAllâhe lâ yuhliful mî'âd.
Anlamı:
"Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme; bize katından bir rahmet bağışla. Şüphesiz sen çok bağışlayansın. Rabbimiz! Sen insanları, kendisinde hiç şüphe olmayan bir günde toplayacaksın. Şüphesiz Allah vaadinden dönmez."
Kaynağı: Âl-i İmrân Suresi, 8–9. ayetler.
Aynı surenin 26 ve 27. ayetleri ise farklı bir dua yapısı taşır. Bu ayetlerde mülkün yalnızca Allah'a ait olduğu bildirilir ve O'ndan dileme ifadesiyle başlayan bir hitap yer alır. Ancak bu iki ayet dua biçiminden çok Allah'ın kudretini anlatan bir beyan niteliği taşıdığından, klasik tefsir geleneğinde bazen dua ayeti olarak değil, tevhid ayeti olarak sınıflandırılır.
Kur'an'daki en uzun ve en kapsamlı peygamber dualarından biri İbrahim Suresi'nin 35 ile 41. ayetleri arasında yer alır. Hz. İbrahim bu dua dizisinde şehrin güvenliğini
Bakara Suresi'nin Son İki Ayeti: Âmenerrasulü
Bakara Suresi'nin 285 ve 286. ayetleri, Kur'an'daki en kapsamlı dua metinlerinden birini oluşturur. 285. ayet iman ikrarıyla başlar; 286. ayet ise doğrudan Allah'a yönelen bir yakarışa dönüşür. Bu iki ayet birlikte okunduğunda hem bir iman beyanı hem de içten bir dua ortaya çıkar.
Arapça (Bakara 286):
رَبَّنَا لَا تُؤَاخِذْنَا إِن نَّسِينَا أَوْ أَخْطَأْنَا ۚ رَبَّنَا وَلَا تَحْمِلْ عَلَيْنَا إِصْرًا كَمَا حَمَلْتَهُ عَلَى الَّذِينَ مِن قَبْلِنَا ۚ رَبَّنَا وَلَا تُحَمِّلْنَا مَا لَا طَاقَةَ لَنَا بِهِ ۖ وَاعْفُ عَنَّا وَاغْفِرْ لَنَا وَارْحَمْنَا ۚ أَنتَ مَوْلَانَا فَانصُرْنَا عَلَى الْقَوْمِ الْكَافِرِينَ
Okunuşu:
Rabbenâ lâ tuâhiznâ in nesînâ ev ahta'nâ, Rabbenâ ve lâ tahmil aleynâ isran kemâ hameltehû alellezîne min kablinâ, Rabbenâ ve lâ tuhammilnâ mâ lâ tâkate lenâ bih, va'fu annâ, vagfir lenâ, verhamnâ, ente mevlânâ fensurnâ alel kavmil kâfirîn.
Anlamı:
"Rabbimiz! Unutur ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma. Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yük yükleme. Rabbimiz! Gücümüzün yetmeyeceği şeyleri bize taşıtma. Bizi affet, bizi bağışla, bize merhamet et. Sen bizim Mevlâmızsın; kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et."
Kaynağı: Bakara Suresi, 286. ayet.
Bu ayet, içerdiği dua cümlelerinin çokluğu ve kapsamı bakımından Kur'an'daki en uzun tek ayet duaları arasında gösterilir. Sahih-i Buhârî ve Sahih-i Müslim'de bu ayetlerin faziletine dair rivayetler bulunmaktadır.
Âl-i İmrân Suresi'ndeki Uzun Dua Ayetleri
Âl-i İmrân Suresi'nin 8 ve 9. ayetleri, kalpte sapma korkusunu dile getiren ve Allah'tan sebat isteyen derin bir dua içerir.
Arapça (Âl-i İmrân 8–9):
رَبَّنَا لَا تُزِغْ قُلُوبَنَا بَعْدَ إِذْ هَدَيْتَنَا وَهَبْ لَنَا مِن لَّدُنكَ رَحْمَةً ۚ إِنَّكَ أَنتَ الْوَهَّابُ رَبَّنَا إِنَّكَ جَامِعُ النَّاسِ لِيَوْمٍ لَّا رَيْبَ فِيهِ ۚ إِنَّ اللَّهَ لَا يُخْلِفُ الْمِيعَادَ
Okunuşu:
Rabbenâ lâ tuzığ kulûbenâ ba'de iz hedeytenâ ve heb lenâ min ledunke rahmeh, inneke entel vehhâb. Rabbenâ inneke câmi'unnâsi li yevmin lâ reybe fîh, innAllâhe lâ yuhliful mî'âd.
Anlamı:
"Rabbimiz! Bizi doğru yola ilettikten sonra kalplerimizi eğriltme; bize katından bir rahmet bağışla. Şüphesiz sen çok bağışlayansın. Rabbimiz! Sen insanları, kendisinde hiç şüphe olmayan bir günde toplayacaksın. Şüphesiz Allah vaadinden dönmez."
Kaynağı: Âl-i İmrân Suresi, 8–9. ayetler.
Aynı surenin 26 ve 27. ayetleri ise farklı bir dua yapısı taşır. Bu ayetlerde mülkün yalnızca Allah'a ait olduğu bildirilir ve O'ndan dileme ifadesiyle başlayan bir hitap yer alır. Ancak bu iki ayet dua biçiminden çok Allah'ın kudretini anlatan bir beyan niteliği taşıdığından, klasik tefsir geleneğinde bazen dua ayeti olarak değil, tevhid ayeti olarak sınıflandırılır.
İbrahim Suresi'ndeki Hz. İbrahim'in Duası
Kur'an'daki en uzun ve en kapsamlı peygamber dualarından biri İbrahim Suresi'nin 35 ile 41. ayetleri arasında yer alır. Hz. İbrahim bu dua dizisinde şehrin güvenliğini